NEY'İN TARİHİ

Ney, bilinen eski nefesli enstruman çeşitlerindendir. Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki bölgede, Mezopotamya’da ki Sümer'ler tarafından, M.Ö. 5000. yıllarından itibaren kullanıldığı bilinmektedir

Farsça’da Na veya Nay kamış anlamına gelmektedir .Bugün kullandığımız Ney kelimesi buradan gelmektedir.Bilindiği üzere Osmanlı döneminde yapılan çalışmalarda  ney ile icra edilen makamların pek çok sağlık, psikolojik ve fiziki rahatsızlığa deva olduğu ortaya çıkmıştır.

Günümüzde çok yaygınlaşmaya başlayan Ney enstrümanı ile ilgili genelde şu hikaye anlatılır. Peygamber efendimiz bir gün Hz.Ali efendimize bir sır verir.

Hz. Ali, Efendimiz’den öğrendiği sırların ağırlığı altında adeta ezilir. Taşıyamaz olduğu bu hal onu alır, Medine şehrinin dışına kadar götürür. Ne kadar zamandır yürüdüğünü bilmediği çölde, yolu suyu çekilmiş bir kuyuya varır. Gönül dünyasına akmaya devam eden ilahi sırlar benliğine sığmaz olduğunda Hz. Ali dayanamaz artık, feyiz ve muhabbetle bezenmiş duygularını kupkuru kör kuyuya döker. Hz. Ali’nin dilinden dökülen sırların güzellikleriyle dolan kuyu da coşarak deruni bir heyecanla sel olur taşar. Taşan suların bereketi ile kuyunun etrafında bir bir kamışlar boy verir.

Aradan günler geçer ve kuyunun başına bir çoban gelir. Kamışlardan birini keser. Kestiği kamışın gövdesine çeşitli yerlerinden delikler açar. Sonra dudaklarına götürüp üfler. Çoban nefesini verir vermez kamıştan aşıkane inleme ve feryat sesleri yükselmeye başlar. Kamış her işiteni hayran bırakan seslerle birlikte ününü de yaymaktadır.

Efendimiz, kalbe vecd ve heyecan veren bu sesleri duyunca işin aslını anlar. Hemen Hz. Ali’yi çağırıp “Sana anlattığım sırrı açıkladın mı?” diye sorar. Hz. Ali “Evet, ya Rasulallah! O yüce sırrı kalbime sığdıramadım. Suyu çekilmiş bir kuyuya söylemeye mecbur kaldım” diye cevap verir. Mevlana’nın aktardığı bu hikayeye göre o kuyunun etrafında boy veren kamışlar “ney” diye bilinir. 

Ama bu hikayede bir yanlışlık olduğu apaçıktır.

Hz. Ali efendimiz sır taşıyamayacak bir kişi olsaydı zaten Peygamber Efendimiz  ona bu sırdan hiç bahsetmezdi ki

Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyorlar ki : ‘‘Ali’’ bütün peygamberlerle gizli (beraber idi) benimle aşikâre beraberdir" denilmektedir. hikayenin gerçekliği hususunda tartışılır.

Sevgi ile kalın.

 

1/6
 

NEY YAPISI

Ses kutusu: Başpare yardımıyla nefesin sese dönüştüğü alandır. Başparenin oturduğu boğuma ses kutusu denilir ve iç açkısı diğer perdeler oranla küçüktür(8mm civarı)

Yapısal olarak güzel bir neyde aranılan özellikler , tüm boğum uzunluklarının birbirine yakın olması , alt ve üst çapın dengeli gitmesi, cidar yapısının parlak ,sert ve ince olmasıdır.

Kullanılacak yeşil kamışların azamı 2 sene bekletilip suyunu  tamamen atması sararıp hafiflemesi gerekmektedir.

Kesim ayı olarak en erken Kasım ayının ortalarıdır. Maalesef ki günümüzde ağustos aylarında kesim yapıldığı bile bilinmektedir.

Bu tür kargılar buruşuk , dayanıksız , ve ses entonasyonu düşük seviyelidir.

 

Aşiran perdesi: Neyi kullanılacak şahsın eline göre açılması her zaman ney hakimiyetini artıracaktır. 

Neva (Re)   

Nim hicaz (La#)

Çargah (Do)

Segah (Si 1koma pest)

Kürdi ( La #)

Dügah (La)

Rast (Sol)

Neyin alt ve üst kısmında bulunan metal halkalar parazvanedir.

Ney yapısal olarak diklemesine daha fazla hasar alabileceğinden

bu tür yüzüklerin takılması en sağlıklısıdır.

Akortlarına göre neyler
 
Mansur  ney örnek çalışmalar
11.JPG
 
 
Kız ney örnek çalışmalar
4.JPG
Müstahzen ney örnek çalışmalar
1-1.JPG